Alaçatı Rüyası

Yaz tatillerinin vazgeçilmezi şüphesiz deniz, kum güneş üçlüsü! Tertemiz denizi ve birbirinden güzel hizmetleriyle Alaçatı her yaz yerli ve yabancı binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Yazın keyfini çıkarabileceğiniz Alaçatı’da su sporları ve çeşitli aktiviteler ile vaktinizi değerlendirebilir Gezinora ile keşfedebilirsiniz.

GEZİLECEK ÇOK YER VAR

1.Cunda Adası

Ayvalık’a bağlı bir ada olan Cunda, sezon boyunca en yoğun ilgiyi görüyor. Yalnızca yerli değil, yabancı turistlerin ilgisini çekmeyi başaran Cunda Adası; her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Deniz, kum ve güneş üçlüsünü son anda da kesebileceğiniz benzersiz plajları, sokaklarını süsleyen otantik taş evleri ve etkileyici müzeleri ile Türkiye’nin en güzel adalarından biri olan Cunda Adası, farklı tatil ihtiyaçlarını başarıyla karşılıyor. Bütçe ve tatili anlayışı açısından değişen ihtiyaçları karşılayan Cunda Adası, konaklama konusunda da farklı seçenekler sunuyor. Gezinora Ailesi olarak Cunda Adasını sizlerle keşfediyor beraber unutulmaz anılar biriktiriyoruz.

2.Şeytan Sofrası

Yalnızca Cunda Adası’nın değil, Ayvalık’ın en popüler gezi destinasyonu Şeytan Sofrası’dır. Adaya 29 km uzaklıkta yer alan Şeytan Sofrası büyüleyici manzaralar izlemenize yardımcı oluyor. Fotoğraf safarileri için de en çok ziyaret edilen yerlerden biri olan Şeytan Sofrası, Ayvalık Körfezi’nden başlayarak, Midilli Adası’na kadar devam eden, geniş bir alana yayılır. 

Eğer şahsi araçlarınızla gitmeyi düşünüyorsanız 50 TL otopark ücreti ödemelisiniz. Bununla birlikte Şeytan Sofrası yaz aylarının akşam saatlerinde çok kalabalıktır. Dolayısıyla otopark konusunda sıkıntı yaşayabileceğinizi de bilmelisiniz. Eğer daha sakin bir seyahat istiyorsanız sonbahar ve ilkbahar aylarında da ziyaret. Eşsiz doğası ve sakinliği sayesinde Cunda’da keyifli zaman geçirebilir, dinlenebilir veya manzaranın tadını kolayca çıkarabilirsiniz!

3.Alaçatı

 Gezilecek Çok Yer Var dedik bunlardan biri de görülmeye değer destinasyonlarımızdan biri olan ALAÇATI ziyaret noktalarımızın incisidir denebilir.  İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı olan Alaçatı’nın Ege Denizi’ne kıyısı bulunuyor. İzmir ile arasında 77,3 kilometre bulunan bu kasaba tarihi taş evleri, sıcak denizi ve kumsalları ile Türkiye’nin en çok tercih edilen tatil beldelerinin arasında yer alıyor.

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan transfer, otobüs ve özel araç gibi ulaşım araçlarıyla Alaçatı’ya gitmek mümkün. Delikli Koyu, Yel Değirmenleri Parkı ve özel plajları görülmesi gereken yerler arasında. Dört mevsim ayrı güzellikteki Alaçatı, rüzgar sörfü ve su sporları açısından oldukça elverişli bir tatil beldesi olarak öne çıkıyor. Biz sizinle ılıca plajına gidiyoruz orada yüzme molası ve yemekli tekne turu gerçekleştiriyoruz. Peki nerededir bu plaj hadi birlikte göz atalım.

4.Ilıca Halk Plajı

Çeşme’ye sadece 3 km mesafede yer alan Ilıca Halk Plajı, bu bölgedeki en gözde noktalardan biridir. Sıcak ve şifalı bir suya sahip olan bu plajda ilkbahar ve sonbaharda da denize girme imkanı bulabilirsiniz. Deniz seviyesi ile çocuklu aileler içinde uygun olan Ilıca Halk Plajı’na ücretsiz olarak girebilirsiniz. Ayrıca burada unutulmaz anılar biriktirebilmeniz için dalış, rüzgar sörfü ve jet ski gibi su sporlarıyla da ilgilenebilirsiniz.

5. Sığacık

İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı olan Sığacık, Ege’nin en sevilen tatil noktalarından biri. Özellikle son yıllarda büyük bir popülerlik kazanan ve geçmiş yıllarda balıkçı köyü olarak bilinen Sığacık sessiz ve huzurlu bir ambiyans isteyenlerin en sevdikleri yerlerden biri. Sığacık’ta gezilmesi gereken pek çok yer olduğunu ise mutlaka dile getirmek gerekiyor.

 

6.Huzur Dolu Bir Köy: Şirince

 

Yaz aylarında olduğu kadar kış aylarında da güzelliklerinden çok söz ettirir oldu İzmir.  Turizme de çok büyük katkısı olan İzmir’de huzur arıyorsanız Şirince doğru bir tercih olacaktır. İnsanların paha biçilmez sıcaklığı renkli küçük dükkanlar birbirini tanıyan sevimli esnaflar sizinle adeta çok önceden tanışmış gibi ağırlayacaklardır asla kendinizi yabancı hissetmeyeceğiniz bir ortama giriyoruz sizlerle. Gelin beraber daha yakından inceleyelim bu tatlı köyü…

 

Şirince Hakkında

Evet huzurun adı Şirince İzmir Otellerinde konaklayıp da gezilecek yerler listenize Şirince’yi eklemediyseniz büyük bir kaybınız var demektir. Ege’nin kendi gibi şirin mi şirin turizm cenneti burası. Eski Rum evleri, meşhur şarapları, doğal güzellikleri, küçücük meydanı ve pazarı ile kabalıktan sıyrılıp huzurla tatil yapabileceğiniz bir köy Şirince. Bundan 30 sene öncesine kadar kimsenin bildiği bir yer değildi burası ama şimdilerde duymayan kalmamıştır.

Şirince’ye Ulaşım

Güzel şehir İzmir’e geldiğinizde güneye doğru ilerleyip Selçuk ilçesini ulaşıyorsunuz Efes Antik Kentinin olduğu ilçe deyince daha kolaylıkla da bulabilirsiniz. İlçeye girdiğinizde zaten Şirince yazan kahverengi tabelayı göreceksiniz. Yolu devam ettiğinizde bu sevimli köy karşınıza çıkacaktır. Şayet burada pansiyon tarzı bir yerde kalmayı düşünüyorsanız buraya gitmeden mutlaka rezervasyon yaptırmalısınız.

Şirince’de Yapılacak Aktiviteler

Adı gibi kendisi de meşhur olan Şirince şaraplarından özellikle meyveli olanları mutlaka tatmalısınız. Zengin yöresel yemeklerinin hepsinden az da olsa denemelisiniz. Ve buraya gittiğinizde bizim size tavsiyemiz; doğal ürünlerinden alıp denemeniz. Mesela zeytinyağlı kekikli sağlık ürünlerinden kullanmanızda yarar var. Yüksek bir tepeye çıkıp Şirince köyünün güzellikler içindeki manzarasına bakıp mutlaka fotoğraf çekmelisiniz. Ve en önemlisi de buraya gittiğinizde kendinizi erken kalkmaya şartlamalısınız; çünkü döndüğünüzde bu ortamı çok özleyeceksiniz. Gerçekten ismi gibi şirin mi şirin, güzel güzel mi güzel yeşillikler arasındaki manzarasıyla süslü köye ne zaman yolunuz düşer bilmem ama bence hayatınızda en az bir kez olsun görmelisiniz. Şirince’ye gittiğiniz  öyle 1-2 gün yetmeyecek Şirince’ye doymaya… Öyle kendine çeken bir yer burası. Zaten İzmir’in ne kadar büyüleyici bir atmosferi olduğuna diyecek söz bulamazken bir de içinde böylesine yerleri barındırması ayrı güzellik katıyor. En yakın zamanda işlerinizi ayarlayıp doğruca rotanızı Şirince’ye çevirin. Güzellikler içinde huzurlu bir gezi Şirince’de sizi bekliyor.

 

 


 

7.Efes Antik Kenti Hakkında

 

 

Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti ve kentin çevresinde yapılan kazılardan elde edilen bilgiler kentin tarihinin milattan önce 6000 yılına dek uzandığını gösteriyor. Kurulduğu dönemden başlayarak yerleşimin sürdüğü yıllar boyunca bölgenin en önemli liman kentleri arasında yer alan Efes, uzun tarihi süresince birçok farklı uygarlığın egemenliği altına girmiş.

Hititler döneminde Apasas adıyla anılan kente daha sonra Yunanistan’dan göçmenler de gelmiş ve zamanla şehir Artemiz Tapınağı çevresine doğru taşınmış. Efes Antik Kenti’nin günümüze ulaşan son hali ise efsanevi imparator Büyük İskender’in generallerinden biri tarafından inşa ettirilmiş.

Milattan önce 560’larda Artemis Tapınağı çevresine doğru taşınan kent, milattan sonra 300 yıllarında Büyük İskender’in generali Lysimakhos tarafından yeniden kurulmuş. General Lysimakhos kenti yeniden inşa ettirirken ızgara plan adı verilen düzeni kullanmış ve bu plan sayesinde kentteki tüm caddeler ile sokakların birbirini dik şekilde kesmesi sağlanmış. Kent en ihtişamlı zamanını Helenistik dönemde ve ardından gelen Roma döneminde yaşamış. Roma İmparatoru Augustus döneminde Asya Eyaleti başkenti yapılan şehrin nüfusu da 200 bin kişiyi aşmış. Bu dönemde aynı zamanda kentin hemen her köşesine mermerden anıtsal yapılar da inşa edilmiş. Bugün Efes Antik Kenti gezilerinde bu dönemde inşa edilen anıtsal yapıların da bir kısmını görme şansına sahipsiniz.

Kentin önemini yitirmesi ise 4. yüzyılda limanın dolması neticesinde gerçekleşmiş. Bir liman kenti olarak kurulan ve bölgenin en önemli limanına ev sahipliği yapan Efes, limanının dolması nedeniyle ticaret konusundaki önemini yitirmeye başlamış. İmparator Hadrianus kentin limanını birkaç kez temizletse de kentin çöküşüne engel olmayı başaramamış. Denizden uzaklaşan kent Arapların saldırısına uğramış, ardından 1330 yılında Türkler tarafından ele geçirilmiş. Efes Antik Kenti, sadece arkeolojik kalıntılardan ibaret değildir. Aynı zamanda, geçmişin görkemini ve tarih boyunca birçok kültürün birleşim yerini temsil eden bir açık hava müzesidir. Her adımda, antik dünyanın ihtişamını ve yaşam tarzını hissetmek mümkündür. Efes, tarih ve kültür meraklıları için unutulmaz bir deneyim sunar.

 

8.Pamukkale Travertenleri: Doğanın Beyaz Mucizesi


Pamukkale'nin Büyüsü Pamukkale, "pamuk kalesi" anlamına gelen adıyla, doğal güzellikleri ve sıcak su kaynaklarıyla ünlüdür. Pamukkale’nin beyaz travertenleri, sıcak mineral sularının kalsiyum karbonat birikintileriyle oluşmuş ve bu benzersiz yapılar ziyaretçilere adeta bir doğa harikası sunar.



Pamukkale’nin Tarihi ve Kültürel Önemi


  • Hierapolis Antik Kenti: Pamukkale’nin hemen üst kısmında yer alan Hierapolis, antik Roma dönemine ait bir şehirdir. Bu antik kent, Roma döneminin önemli sağlık ve kaplıca merkezi olarak bilinirdi. Kentin kalıntıları, özellikle tiyatro ve antik hamam, bölgenin tarihini gözler önüne serer.
  • Kültürel Kullanım: Pamukkale’nin sıcak sularının şifa verdiğine inanılırdı. Antik dönemde hem sağlık hem de ruhsal rahatlama için kullanılan bu kaynaklar, günümüzde de ziyaretçiler tarafından sağlık ve huzur arayışı içinde tercih edilir.

Travertenler ve Sıcak Su Havuzları


  • Beyaz Travertenler: Pamukkale’nin beyaz travertenleri, doğanın en etkileyici manzaralarından birini sunar. Sıcak su kaynaklarından oluşan bu doğal havuzlar, sıcak suların mineral birikintileriyle bembeyaz bir görüntü oluşturur.
  • Yüzme Havuzları: Ziyaretçiler, travertenlerin eteklerinde bulunan doğal havuzlarda yüzebilir ve mineral bakımından zengin suyun tadını çıkarabilirler. Bu havuzlar, sıcak suyun oluşturduğu şifalı etkilerin keyfini çıkarmak için idealdir.


Ziyaret İpuçları ve Tavsiyeler



·       Rahat Giysiler ve Ayakkabılar: Travertenlerde yürüyüş yaparken rahat ve suya dayanıklı ayakkabılar giymeniz önerilir. Ayrıca, yüzme havuzlarında daha rahat hareket edebilmek için mayo veya şort getirmek iyi bir fikir olabilir.

·       Koruma Önlemleri: Travertenlerin korunması açısından bazı alanlarda ayakta durmak veya yürümek yasak olabilir. Bu kurallara uymak hem çevrenin korunması hem de güvenliğiniz için önemlidir.

·       Fotograf Çekme: Pamukkale’nin eşsiz manzaralarını fotoğraflamak için bolca fırsat bulacaksınız. Ancak, fotoğraf çekerken çevreye zarar vermemeye dikkat edin.

 

·       Pamukkale’nin Eşsiz Manzarası Pamukkale, doğanın zarif ve etkileyici bir yaratımıdır. Beyaz travertenlerin üzerine güneş ışığının yansıması, bembeyaz bir parıltı ve mavi gökyüzüyle birleşir, adeta bir doğa tablosu oluşturur. Pamukkale’de geçireceğiniz zaman, size hem görsel bir şölen sunar hem de huzurlu bir deneyim yaşatır.